füsunSu’ya kadar…

Sıcak bir yaz akşamında, hepiniz gibi, hepimiz gibi aynılıklar ve farklılıklar içinde, güzel Antalya’mda doğmuşum,…
Çocukluğuma dair en net hatırladıklarımdandır, lambalı siyah radyo, düğmesi ile oynadıkça bir sürü dilde müzikler, konuşmalar duyduğum. Bir de o düğmeye uzanabilmek için turuncu koltuğu çekiştirip, üstüne çıkmalarım… Bir zaman sonra,bir assolist edasıyla elimde saç fırçası, salondaki yeşil-turuncu çizgili, kenarları ponponlu perdenin arasından, hayalimdeki sahneye görkemli giriş yapan ben… Mandolin, gitar, koro yolculukları ve küçücük kasetçalara yerleştirdiğim kasetlerden dinlediğim, kayıt yaptığım müzikler…

Ortaokulda çok değerli insan Mehmet Çakmak ile tanışıp içimdeki müzik yolculuğuna geniş korolar, orkestra solistlikleri, org, bas gitar, ritm gitar ve sunuculuk deneyimlerine yol almam… Lisede orkestra solistliği ile devam edişim… Müzik öğretmeni olmak isteyişim ama puanı yeterince yüksek değil diye ve geleceği parlak bulunmadığı için vazgeçirilişim… Ankara’da ODTÜ Mimarlık’a girdiğim ilk yıl, okulda tanıdığım Girne Gelişim isimli orkestrada solistliğim… Üniversite’nin son yılı, Hacettepe Üniversitesinin yarızamanlı koro çalışmalarına katılışım…

Sonra İstanbul yıllarım… Gündüz özel sektörde mimarlık yapıp, akşamları Timur Selçuk’tan ve dersanesinde piyano, solfej, armoni eğitim alıp, otellerde piyano eşliğinde şarkı söyleyip müzikten ilk para kazanışım.. Değerli müzisyen Melih Kibar’la tanışmam, 95 yılında sevgili Arzu Ece ve ekibi olarak Dublin’de Eurovision yarışmasında o görkemli orkestra eşliğinde şarkı söyledikten sonra iyice kanıma işleyen sahne büyüsü…

Müzik yapmanın, sahnenin coşkusu, tutkusu kanıma yavaş yavaş bu şekilde işledikten sonra, daha net kararlarla müzik yolculuğuma devam ettim. Amatörce, hobi gibi başlayan müzik çalışmalarım artık mesleğim olmuş, mimar olarak çalıştığım şirketten ayrılmıştım… Birçok firmanın galalarında, lansmanlarında sahne alıyor, büyük büyük orkestralarla yurtiçinde, yurtdışında müzik programları yapıyordum… Müzik eğitimimi daha da ilerletmek amacıyla 1999 yılında İstanbul Üniversitesinin Müzikal bölümü sınavına girip 1. likle bu bölümü kazandım. Aynı yıl Müjdat Gezen’in yönettiği “7 Kocalı Hürmüz” müzikalinde rol aldım…

2002 yılında Selmi Andak bestesi “Yaşamak” Uluslararası Varna Discovery Festivalinde bana “en iyi artistik performans” ödülü kazandırdı. ( https://www.youtube.com/watch?v=FpsjCQ_Aq0A) 2003 yılında Vedat Sakman direktörlüğünde Füsun Coşkun ismiyle “Sarhoş” albümüm yayınlandı. ( https://www.youtube.com/watch?v=X883yWlbS78 ) Aynı yıl TRT FM’de 1 yıl boyunca her Cumartesi gecesi, orkestramla canlı müzik yayını yaptık…

2006 yılında kızıma hamileyken ( o zaman için ) son sahne programımı yapıp müziğe ara verdim. Aranın bu kadar uzayacağını planlamamıştım. Önce kızımla birlikteliğin, çocuk büyütmenin tadını çıkardım. Mimar ve şarkıcı olarak, toplumda geçerli olarak kabul edilen maddi, manevi ve sosyal olanaklar sahibi olduğum söylenirken, geçirdiğim bir dizi hastalık ve travmalar sonucu, “uçurumun kenarındayken” diye tabir edebileceğimiz noktada, kendime uyandım ve yaşamımda birçok radikal değişiklik yaptım. Kanser tedavisi sürecinde çok faydalandığım nefes terapileri ve zihin dönüşüm sistemleri ile hayata yeniden doğdum ve yıllar sonra yeniden müziğe, sahneye döndüm. Şimdi nefes terapisti ve müzisyen olarak kızımla birlikte huzurlu ve mutluyum.

Yaşamının her alanında, bana bu büyük değişim armağanını veren kanser başta olmak üzere, beden ve ruh sağlığımızı korumaya yönelik paylaşımlar ve müzikal dinletiler yapıyorum.

Ve 2016 yılında içimdeki müziğin yeniden uyanışı ile albüm hazırlığına girdim ve sahne çalışmalarıma geri döndüm… DNA isimli üç’leme albümüm henüz bu günlerde piyasaya çıktı. Sizlere sunuyor olduğum DNA isimli prodüksiyonun hayat bulmasında ve kendime uyanış yolculuğumda bana sonsuz destek ve güven veren çok sevgili arkadaşım, dostum Ogün Sayharman’a en içten teşekkürlerimle…

en DERİN NİYET ‘im AŞK ’la yol almaktayım…

Benim bugün ki Füsun oluşumda yaşamıma dokunan her BİR’inize sonsuz minnettarım..
Sizlerle yolculuğumun keyifli olacağını biliyorum…

Sevgi ve ışıkla….